Dünyada MAN

Dünyada MAN Ahirette İman

Küçüktük, küçücüktük. Dünyamız da öyle. Toys’tan alınan pahalı oyuncaklarımız da yoktu. Kendi oyuncaklarımızı kendimiz yapardık. En gözde oyuncaklarımız, telden arabalardı. Sağdan soldan bulduğumuz tel ve demir hurdalarından, hayalimizdeki araba modellerini tel tel nakşederdik. Kimi zaman bir taksi, kimi zaman bir otobüs, çoğu zaman ise bir kamyon yapar, Hankendi sokaklarında arz-ı endam ederdik. İşi öyle büyütmüştük ki, tel zayıf kalmış, üzerine oturabilecek sağlamlıkta, inşaat demirlerinden kamyonlar yapar, kendi aramızda taşımacılık sektörüne katkıda bulunurduk. Radyolardan çıkma pillerden aküsünü, bakkaldan harçlığımız ile aldığımız ufak ampuller ile tel arabalarımızın farlarını oluşturup, gecenin karanlığını ateş böcekleri gibi aydınlatırdık. Kimi zaman, yakından geçen, asfaltı gören yüksek bir yere oturup gelen geçen araçları izler özellikle kamyon arkalarına yazılmış yazıları okur, dilimize pelesenk ederdik, bir rekabet havasında. “Koyun kurdun, yol Ford’un”, “MAN dizeli dünya güzeli.”  O zamanlardan aklımda kalan bir diğer yazı ise “Dünyada MAN, ahirette iman.”

Çocuktuk işte, MAN ellerimizde işlediğimiz telden bir araba, ahiret ise ikincil bir kavramdı, pekte anlamını bilmediğimiz.

Şimdi ise sarı sarı ampuller, ceplerinde milyon dolarlar ile MAN yollarında, ahiret mi? “Bakara, makara” tadında.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*