İyi

Ben bu dağların şahı avazı
Sen arsız sofraların pisboğazı
Hükmün önündeki tabağın
yanındaki uşağın kadar
Benim ise her yanım
zulmünden
arsızlığından terk insanlar,
sanki ormanlar
kayadan taştan fırlamışçasına
gün be gün artıyoruz haberin olsun
Ne yandaş basının
ne de yanındaki uşakların, anketlerin
hatırda kalacak tarihe dair.
Sırıtma,
bak siliniyor isimleriniz
astığınız yerlerden, caddelerden
Taşanlar, Evrenler ve niceleri
daha şimdiden,
etleri bile sıyrılmadan kemikten.
Oysa heykelleri dikiliyor Berkin’lerin.
Bir diktalık ömürdür yaşayacağın yani
süresi belirsiz
ilk kurşunu sıkacak sana,
– belki de en kahredicisi –
ne ben olacağım, ne de dost bildiğim.
Korktuğumuzdan değil bu
Biz cana kıymadık ki ana dair.
Yaradılanı severiz yaradandan ötürü.
Sadece ve sadece bunun için

ilk kurşunu sıkacak,…
sana tapan uşağın.
Eriyeceksin için için.
Uzatacaklar musalla taşına
Dudaklar kıpırdanacak
Ne söylediği belirsiz
Soracak imamın
bir sürü laf-ı güzaftan sonra
“Nasıl bilirdiniz meftayı?”

Gözlerde bir kinaye
Lakayt bir gülümseme dudaklarda,
“İyi bilirdik, hem de çok iyi…”

21.01.2016

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*