15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü mü?

  1. Kendi evlatlarını yiyen, arkaplanı hala aydınlatılmamıș, daha da vahimi, meclise karsı olduğu söylenen bu kanlı olayın, yine kendilerine karșı yapıldığını söyleyenlerce mecliste araștırılmasının rededildiği ortadayken, neyin ve kimin günüdür bu?

Şöyle bir hafıza tazelemesi yapayım:

ANKARA – TBMM Genel Kurulu’nda CHP’li Nur Serter’in, “Işıkevleri gizli bir örgüt olarak faaliyet gösteriyor” sözlerine tepki gösteren AKP milletvekilleri Fethullah Gülen’e övgüler sıraladı. AKP’li Burdur Milletvekili Bayram Özçelik, “Bir insanın aydınlanmadan, nurdan, ışıktan bu kadar korktuğuna ilk defa şahit oluyorum” dedi.  (Alıntı: Radikal.com.tr)

“Vicdani sorumluluğumun gereği olarak belirtmem gerekir ki, Fethullah Gülen Hocaefendi belki de son 1000 yılın en büyük Türk büyüklerinden birisidir. Yeryüzünün her köşesinde Türklüğe yaptığı büyük hizmetleri kendi gözlerimle ve hayranlıkla gördüm. Onu ve arkadaşlarını tehdit gibi görenler, bu vatana hamasi laflardan başka hangi yeryüzü başarısını tattırdılar ki? Fethullah Gülen, Türklerin büyük işler başarabileceğini gösterdi herkese. Ona düşmanlık edenlerin utanması ve oturup bin kere düşünmesi gerekir.”

(Hüseyin Kocabıyık, hükümete yakın Turkuvaz grubunun bünyesinde bulunan Yeni Asır gazetesinde o dönemde köşe yazarlığı yapıyordu. Yazısının başlığı “Büyük Türk’ün başardıkları…”  – 20 Aralık 2009)


”Fetullah Gülen bu ülkenin yetiştirdiği değerli bir kıymettir. Seversiniz, sevmezsiniz ama değerli bir insandır, bilge bir insandır. Bu ülkenin milli ve manevi değerlerine bağlı nesillerin yetişmesi için hizmet yapıyor. Her şeyi de açık, devletin denetimi, gözetimi altında açık, her şeyi gözünün önünde olan”

(Bekir Bozdağ – 2011 yılında TBMM’de yaptığı ve halen de Meclis tutanaklarında yer alan Fethullah Gülen’i övdüğü sözleri için ” O konuşmayı inanarak yaptım” dedi – Cumhuriyet 15 Temmuz 2017)


Erdoğan, Fethullah Gülen’i Türkiye’ye çağırdı: Bu sıla hasreti artık bitmelidir

(basından)

 


Erdoğan, “Ne istediler de vermedik?”

(basından)

 

Basından derlenen bu beyanatların hiç biri bana ait değil. Ve bunlar uygulanan baskı ve sansüre rağmen henüz silinememiş olanlardan bir kaçı.

Her totaliter rejim kendine has bir tarih yazar. Ömrü bir iktidarlıktır. Gerçek Tarih ise  bilinen ilk yazılı kaynaktan bu yana bizlere ışık tutandır.  Bu vakaya ait gerçek tarih ise  zamanın matbaasında basılmayı bekliyor. O zamana kadar sabır, dostlar.

 

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*